Öyle şeyler geliyor ki aklıma
Öyle böyle değil yani
Beynim, sanki kafam, hücreleriyle apayrı bölünmüş gibi
Derlenip toparlanmaz bir haldeler
Gün geçtikçe daha da bir toparlanmaz hal alıyorlar
Kendimi anlatmak ne mümkün !
Düşünce yığınlarından kurtulup buralara olur olmadık kelimelerle ifade etmek kendini nasıl mümkün?
Sanki herşeyim özenli, düzenliymiş gibi kafamın içindekilerini tasnif etmek, ayrıştırıp buralara dökmek gerçekten ne mümkün ?
Canlıyım.
İnsanım.
Bireyim
Türlü türlü hislere, apayrı fikir ya da düşüncelere sahibim belki ama genel anlamda aynıyım. İnsanların da bir ezber olduğunu zaten bilen ve bunu vurgulayan bir insanım da zaten.
Derdim ne ?
Kişilik çatışması ?
Hayır !
Belki de evet !
Bilinemeyen birşeyle uğraşıyorum. Dağınıklığım eylemde ya da davranışlarımda değil sadece, yaşantımda da değil ; algısal problemler de yaşıyorum belki fakat kafam da dağılmış durumda.
Toparlamak ne mümkün ?
Bak saat 03:00 oldu sabah işe gidicem, uyuyabilmek ne mümkün ?
Yaşantımı inceliyorum periyod periyod.
Nereden geldiğimi sorguluyorum. Neler yaşadığımı, nasıl yaptığımı, kimlere nasıl davrandığımı, olaylara nasıl baktığımı, nasıl algıladığımı ve olayları çeşitlendirip hangi perspektiflerden baktığımı sorguluyorum. Bir hata yaptım. Bir kırılma noktası yaşadım farkında olmadan belki. Belki de kırılmalar yaşadım bir çok noktasında hayat çizgimin. Öznem bir tarafta yüklemim bir taraftaydı belki. Belki de o yüzden böyleyim . Bu yargıya nasıl vardığımı bilincimin yetebildiği kadar aktarabiliyorum bu satırlara. Bazen kelimelerin bile dar geldiği zamanlar olmaz mı insana ? Bana oluyor. Bu gibi durumlarda kifayetsiz kalacaklarından değil, anlam taşımayacaklarından ötürü konuşup da yanlış kelime telaffuz etmek istemem şahsen. Yanlış anlaşılabilir, kırabilir, üzebilir de. Hatta içi boş, anlaşılmaz cümle kalıpları olarak sırıtabilir karşındakine. Peki karşındaki kişi sensen ya da ben isem ne olacak ? Şu anda olduğu gibi toparlanmaya çalışılan, kelimelerle örülmüş, düzgün anlatılabilse çok şey ifade edebilecek ama toplamda baktığında özünde hiçbir şey anlatmayan bir yığın metin oluşuyor işte. Bu yazıya bir de başlık koydu mu büyük puntolarla yazılmış, olur sana işte bunu ifade ediyor aslında diyebilirsin. Gerçekte neyi ifade ettiğini bu yazının, çok da umursanır bir durum olduğunu sanmamakla birlikte, aslında benim anlatmaya çalıştığım içinden çıkılmaz bu kişisel hoşnutsuzluğumun gerekçesini tam olarak aktaramadığı kanaatini taşımaktayım. Beni ben yapan, varlığımın sebebi ve gerekçesi bu yazdıklarıma yön veren düşünce yığınlarımdır. Her ne kadar dağınık ve daralmış da olsalar bir sayfayı geçen düz yazı yazmama yardımcı oluyorlar. Ve ben daha fazla daralmayıp daha fazla da daraltmadan ve uyku halim de gözönüne bulundurulunca bu yazıyı sonlandırmak zorunda kalıyorum. Zaten düşündüklerimi de ifade etmiyor bu kelimeler. EDEMİYOR...
7 Nisan 2008 Pazartesi
İfadesizlik Biçimi
Ben
Phateeh
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
Yazdıklarını okumayı özlemişim be birader :)
İfade edemesem de bişileri.... Öyle işte...
İster inan ister inanma ama özlem dolu düşünceler ve duygular içinde aslında o kadar çok şeyi ifade etmişsinki görmemek mümkün değil.
İsyanlar, haykırışlar baş göstersede ummadığımız günün saatlerinde, bizi yaşamaya mecbur tutan zorunluluklarımız var yine de.
Yazmaya devam etmen dileğiyle.
Fırsat buldukça, estikçe, canım sıkıldıkça ve ben bunları ifade edebildikçe yazmaya devam edeceğim. Güzel yorumun için teşekkür ederim...
Yorum Gönder