Aklıma geldi de ;
Yaw şu dayım harbi alem adamdır
Komik adamdır
Çok ders çıkarılacak yanları da vardır
Bakınız insan psikolojisinin ne kadar yanılgılara ve yönlendirmelere açık olduğuna dair kanıtlar
Ya da yurdum insanının gereksiz Avrupa hayranlığını ?
Ya da eşantiyona beleşe olan talep mi dersiniz bilmiyorum artık
Dayı doğasından mütevellit enteresan ki aacayip bir adamdır
Küba ya gider mesela, sorsan nasıl ortam nedir ne var ne yok anlat bakalım
Beklemeyin ki size Havana'dan, purolardan, komunizmin halk üzerindeki etkisinden bahsetsin. Açtığı mevzu kaçak olarak yaşı tutmayanların bile fuhuş yaptığıdır, kızların erkeklerin kucağına atlamasıdır
Endonezya yı sorsanız size adalardan bahsetmez, turistik yerlerinden, yemek kültürlerinden,inanış biçimlerinden bir done alamazsınız. Ama kızlarının tenlerinin kadife gibi olduğu, ciltlerinin dokunulduğunda insanın belli hormonlarını üst seviyelere çıkardığından meşrebince bahseder :).
Hollanda yı sormayın zaten
Siz lale bahçelerinden bahsedeciğini sanmakla hata yaparsınız. Gece kulüpleri, canlı seks tiyatroları, serbest olan tek kullanımlık sarma ot dan nasibinizi alırsınız
Japonya desen ;
Yazmıyim ayıptır :)
Peru desen ,
Bir kadınla 1 gece beraber olmanın ne kadar ucuz olduğunu anlatır, gece klubünde herkesin nasıl saldırdığından bahseder
Hele Bulgaristan vardır onun bakışında dinlemeniz lazımdır.Köylerinde bile zavidene denen barları olmakla birlikte, kot giyen kıza rastlayamazsınız. Gündüz tarlada çalışan hatunların akşam süslenip mini etekle nasıl barlara gittiğinden bahseder. Gündüz öğrenciler vardır mesela mini eteklidir havası bile başkadır oranın. Çok da kültürlüdürler. Ama bi tane çarşıda berber de bulamamıştır sakal traşı olacak
o da ayrıdır. :)
İlginç ki gittiği ülkelerin hep barları, gece klüplerinden ibaret olduğunu sanır. Sanmaz aslında oralarını bilir diyeyim daha doğru olur. Kültür, yaşam tarzı, müze, tarihi yer bilgisini dayıdan öğrenmeniz mümkün değildir pek :). O öyledir çünkü.
Bakmak istediği, yaşamak istediği hayata dair yönlerini inceler ve yaşar gittiği ülkelerin. Ama hak vermemek de elde değildir. Zira denizcidir. Şu an da Küba'dadır mesela.. :)..Geldiğinde pek hikaye anlatmasını beklemem. Kendi açar konuyu
zaten, ben biliyorum mesela Küba'daki kızları anlata anlata bitiremiycek. :).Gelirken puromu getirsin de ben onu hep dinlerim sorun diil.
Desen ki kaç km yol gittin, hangi okyanusu kaç saatte dolaştın ? net cevaplar alamazsın, zorlama.. Hayalkırıklığıdır.
Neyle geldin, aktarmalı mı ? Uçakla mı falanla mı filanla mı sorularına tilt olur. Neden mi ? Aslında onun yaptığı işi yapsam ben de aynı durumda olabilirdim, sanırım çok ilgilendirmezdi kaç km yol gittiğim, nerelerden dolandığım falan. Çünkü turistik geziye çıkmıyor. Çalışıyor işini yapıyor ve karaya nadir ayak bastığından da insani ihtiyaçlarını bulunduğu ortama göre gidermeye çalışıyor. Eğleniyor, hayatın tadına bakıyor ve kamarasında sıkıntılı olduğu günlerin stresini atıyor. Kendi deyimiyle Amerika ya gitmek onun için şurada Kargalı ya gitmekle aynı. :). Ha Kargalı ya gitmişin ha Amerika cezbetmiyor diyor. Bu arada New Orleans Cazcıların bulunduğu şu meşhur cadde ve festivallerine katıldığını anlatmıştı Amerika demişken
es geçmiyim. Hepten bambaşka bir adam imajı çizmiyim hakkında sonra :)
Sözün özü severim ben Dayı mı. Kendine has tarzı olan bir adamdır. Farklıdır. Yalnız alıştığı hayatı Türkiye de hele İzmit te bulamaz bocalar. Ona üzülürüm. Gelse de yaz gelse gene takılırız..
Dedem desen artık 80 e merdiven dayamış (belki de geçmiştir bilmiyorum) bastonu olan, ciddi sağlık problemleri olan ama hala dimdik ayakta ve hayata karşı koyan duruşuyla karizmasıyla, otoritesiyle sapasağlam bir adamdır.
Sağlık problemleri, astım bronşitinden, kalbinden gelir. Kaç kere hastaneye yatsa da hasta olduğunu kabul etmez. Hayata karşı duruşu da doktor yasaklamasına rağmen yağlı tuzlu ayırmadan yemesinden, gece yatarken bile yemek yemesinden gelir. Canın boğazdan geldiğine inananlardandır. Karizması, dediği herşeyi yaptırmasından ve evde ne derse onun dediğinin olmasından ve zorla kazanılmış saygınlığından
gelir. Otoritesi ise kendisini görmek için, elini öpebilmek için sakalımı kestiğim tek adam olmasından gelir :) . Sevmez sakalı. Kendi de traş olur. O sebeple saygı duyarım ses çıkarmam. Yoksa bilinir ki ben havuza girebilmek için Askeriye önünde
içeri almadıkları için kararımdan vazgeçmiş bir adamımdır. Kralı gelse olmaz deyip geri dönmüşümdür. Dede işte. Annemin de Dayı nın da babası. Yaşadığı yer : Kargalı
Son yıllarda ayağının birisinde bulunan diz kapağı problemi nedeniyle sekerek yürüdüğünden ve yaştan baston ihtiyacı hasıl olmuştur. Ama dışarı çıktığında kullanır. Hayatında önemli bir unsurdur baston.
Bi de yenge var,
Bana sünnetimde stempo saat alan dayımın eşi. Biraz Celin Dion a benzetirim ben, hatta sen şuna benziyosun diyince gülümsemişti çünkü Selinle de Diyonla da işi olmayan bir insandır. Ama terzidir, süper ev hanımıdır. Çok güzel yemek yapar artı olarak düğünlerde özel gecelerde ne güzel elbiseler diker kendisine belli değil. Deyim şudur ki yapıp yakıştırır yani. Makas onun hayatında önemli bir yer tutabilecek unsurdur bu bakımdan.
Dayım ise yukardaki yengenin kocası en büyük olan dayım.. Balık tutmaktan keyif alan, üşenmeyip baraj göl dolaşan bir insandır. Kişisel özelliklerini bir yazımda anlatmıştım girmiyim detaya. Balık tutmaktan keyif alan bir adam için olta takımı, kamış, makaralı gibi tabirler önemli bir yer teşkil eder.
Toplamda daha çok varsa da aklıma gelen örnek kişilikler bunlardır ilk paragrafa binaen atıfta bulunabileceğim.
Hikaye şu ki ;
Dedem Dayı sürekli yurtdışına çıktığından ondan ayarlı bir baston ister. Sanır ki sadece dışarıda mevcuttur. Hem ayarlı hem de sağlam olduğunu düşünmektedir. Dayı okey der. Ama bir sonraki dönüşünde unutur. Ne yapsın gider İstanbul'dan bir tane alır. Dede ye verir. Dede mutlu. Hem ayarlı hem sağlam. Sorar nerden bilmem nerden acaba ? Hollanda, Amerika sallar bişey gören bilen mi var ? Yok. Üzerinde TM damgası mı var ? Yok. Alan memnun veren de memnundur :). O baston yurdışından gelmiştir ve halen kullanılmaktadır.
Yenge günlerden bir gün makas istemişti ben de hatırlarım hatta Dayı dan. Avrupa dan olsun da nerden olduğu önemi yok. Neden ? Çünkü daha iyi kesiyormuş paslanmıyormuş. Bi başkaymış malum Avrupalı makas. Dayı okey der.
Bi sonraki gelişine unutur tabi. Yaw zaten gittiği yerde de makas arıycak hali yok adam Gece Klubüyle meşgul o ara, normaldır.Gidecek yengenin yanına ama verdiği söz gelir aklına, naapcaz naapcaz ? Yapılacak şey belli, Carefour dan bir makas alır
götürür verir. Üzerinde MAde in Germany mi yazar nedir bilmem ? Zaten yerli malı da pek satılmaz orada.. Menşeini sordumu bilmem yengeyi. Ama bilirim ki o makas paslanmamış ve iyi de kesmektedir. Nereden geliyor dersen ? Yurt dışından biliyor.
Alan da memnun veren de memnun tabi. Sanırım hala kullanılıyor. :)Ehe..
Esas büyük dayım bi makaralı olta istemişti Dayı dan ben de şahidim. Ama bu harbi yurtdışından geldi biliyorum. Yalnız siparişte bi hata var. Getire getire 4 metre makarası olmayan bir kamış getirmişti. Balıkla oltayla işi olmaz da ondan.
Dayım naapsın onu ? Zaten bi sürü var ama isteme nedeni daha sağlam olmasıydı sebep yurtdışından.
Herkes bişiyler ister, sipariş verir dayıya, sen al parası neyse veririm. E sorsan para var mı ? Yok ki ? Herkesin aynı anda bişiy istediğini düşün. Zaten dayı istemez de para falan. İsteme nedeni ne peki ? Yurtdışından..Daha sağlam çünkü.
Bu hadiseler geçmişe dairdir tabi, 10 yıllık süreci kapsayan şeyler.. İnsan mantalitesini anlamaya yönelik yazıyorum, bir
yere de bağlıycam elbet sonucunu. Yalnız gözüm kaşınıyor çok fena, itdirseği çıktı da.. Monitöre bakmak fena yaptı.O kadar çok ilgilenen, doktora git diyen oldu sağolsunlar ama. Ben kendi kendine iyileşmesinden yanayım. Enfeksiyon
kaparsa giderimcilerdenimdir. Daha önce de olmuştu geçti çünkü. Neyseee. Dönelim konuya ;
Bir ; kendi oturduğu koltuğu görmeyen karşı koltuğu kral tahtı sanarmış.
İki ; yurdumda her aradığın şey aslında bulunurmuş.
Üç ; Yurdışına gitmek gelmek o kadar iş değilmiş, cezbetmezmiş. Zaten gece klubü bardan başka da bişey yokmuş :D
Kargalı : Sakarya Hendek te bir köy...
Saygılar
26 Aralık 2007 Çarşamba
Dayı alem adam kardeşim :)
Ben
Phateeh
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
Okudum.. Yahu ikiye bölseydin ya bu yazıyı.. Amma uzun yaw..
:))) yazdık artık..
yaz yaz sen ama fotoğraf da koy ki kimden bahsettiğini anlasın millet ayol ...
Yorum Gönder