5 Kasım 2007 Pazartesi

Dokunma Bana ! İyi Böyle

Hadi gelin samimi olalım ;
Biraz da içimizden geçeni direkt yazalım ?
Ya da yazmayalım itiraf edelim kendimize
Ya da çevremize
Hangimizin aklından gerçekten sevdiği, değer verdiği ve bunun karşılığını fazlasıyla gördüğü, hatta karşılık olarak değilde içinden geldiği sizi siz olduğunuz için seven bir insan olması fikri geçmiyor acaba ?
Hangimiz gerçekten, başını omuzuna yasladığında, elini beline doladığında, kolkola girdiğinde, yanyana durduğunda huzur bulacağı bir insan ihtiyacı gütmüyoruz acaba ?
Hangimizin gerçekten hayattan beklediği şey bu değil ?
Sevme sevilme ihtiyacı ve huzur !
Herkesin öyle ya da böyle beklentisi bu işte.
Ne kadar insan olsak da düşünebilsek de , yalnız yaşayabilsek ve kendimizi binbir türlü yöntemle oyalayabiliyo da olsak seveceği bir eşinin olma arzusu döner dolaşır ve vurur her zaman bizleri.
Yalnızlık her ne kadar güzel olsa da, baş ağrıtmasa da, özgürlük verse de çoğu zaman insana bazen sevdiğine sarılarak uyumak, başını omzuna yaslayarak sahilde oturmak düşüncesini kotaramıyor maalesef :)..
Yani arkadaşlarınla bunu yapamazsın, sana özel birisi olmak zorunda. İşte insan bir şeye karar vermeli.
Ya birisiyle birlikteyken ki diğer yaptıklarından vazgeçecek ya da birlikteliğinden vazgeçecek ? Bu da başını omuzuna yaslayacağın ya da elini tutmak isteyeceğin insan arama şiddetine göre değişeceğinden
en iyisimi böyle devam etmeli :).. Huzuru bulduğun yerde devam...

Çok mu romantik geldi ;

Bak neler diycem daha yazı bitmedi ;



Bunu yazmak istedim. Çünkü ne zaman dinlesem bu şarkıyı hep aynı ruh hali, Şirintepe'den alkollü olarak geçtiğim İzmit manzarası gelir aklıma. Çünkü isyan duygusunun dışavurumudur bu. Yaşanmışlıklara da hatıralara da ve yaşanacak olanlara da içten edilen küfürdür bu vakti zamanında. Halbuki neler yazmıştım
ben sonu sevgi sözcükleriyle biten daha neler neler ? İçimdeki acı kolay çıkmadı elbet. Çıkamazdı da zaten. Lanet olsun yemiyorum lokumunu al git ve kutusunu aldığın o Safranbolu da başına yıkılsın. Mutluluklar dilerim anmadan geçebiliyorsan beni eğer. Yoksa içindeki duygularla beraber git, gözüme bile gözükme sakın kalbimin
atışlarını ayrıldıktan sonra bile tüm kızgınlığıma rağmen yerinden oynatan insan.

Bu da vakti zamanında bulduğun huzur sonrasında geldiğin son noktadır. Bu da çok mu acı ve isyan dolu geldi.

Son nokta mı istersin yazıya dair ya da vurucu bir söz mü ?
İçimdekini tam olarak nasıl anlatsam acaba ?
Demek istediklerimi tam anlamıyla aktarabildim mi acaba ?
Akıllı bir yalnızlığın sonu aptalca biten bir beraberlikten daha iyi mi olduğunu düşünüyorum acaba ?
Yoksa herşey yaşadığım zamanda mı güzeldi diyip hayatı anlarda ve anılarda mı kısıtlıyorum ?
Yoksa aynı filmi bir daha yaşamak istemiyor muyum Terminatör ü çok sevsem ve 13 kez falan izlesem bile ?
Korkuyor muyum yine bitecek bu film diye ? Yoksa sıkıldım mı ?
Bak bir önceki cümlede geçen "filmi yaşamak" ve sonunda "izlemekle bitirmek" kelimeleri aradaki farkı gösteriyor.
Hepimiz film seyretmeyi çok seviyoruz ama aynı filmin içinde defalarca oynamak istemiyoruz. Bu da mutlu ya da değil bir son vermediğinden bize hep hüsranla sonuçlanıyor çünkü sıkılıyoruz.
O yüzden Zombara gidip kafa da sallar, o yüzden bowling oynayıp ortalığı darmadağan eder, o yüzden de Fifa oynayıp karşı takıma 20 gol falan atar, Civilization da savaş açar hırsımızı almaya çalışırız.
Bu döngü de devam eder.
Hayat ne ki ?
Kör bir döngü işte anasını satıyim. Varsa aksini söyleyen ispatlamak zorunda yoksa uzaklaşşşş ve uzak dur
benden. İyiyim ben. Dokunma bana...

2 yorum:

Burcu dedi ki...

Ben de anasını satıyım fatihim yiğidim aslanım. al benden de o kadar.. Kafa sallayalım :)

Phateeh dedi ki...

senin için du hast benim için fiyır of dı dark gelsin.. Sallayalım be !! :/))))